Kayıtlar

2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sinema Tv Dersleri Facebook'ta...

Sinema Tv Dersleri Facebook'ta... Sinema bilgisi paylaşmayı hedefleyen blog'umuz artık facebook'ta takip edilebilmekte... Sinema Tv Dersleri hayran sayfasını aratabilir veya http://www.facebook.com/pages/Sinema-TV-Dersleri/163994365980?ref=ts linkine tıklayıp göz atabilirsiniz. .

Onur Çoban'la röportaj

Kanaltürk'te yayınlanan "Sinema Sevgilim" programının kısafilm bölümünde yapılan Onur Çoban'la röportaj... 9.8.2008 Umarsız Gözyaşı kısafilmi... 2008

Bekleyişin Gölgesi

Bekleyişin Gölgesi-2006 Bekleyiş...Herhangi bir yerin,herhangi bir kişinin hikayesi... Yönetmen:Onur Çoban Kamera:Cihan Kardeşler Oyuncular:Engin Gencer, Seçil Altıner, Onur Çoban Kurgu:Onur Çoban

Ben (Kısa Film-2007)

"Ben" adlı kısafilm 2007 Yönetmen:Cihan Kardeşler,Onur Çoban,Duygu Derun Kurgu:Onur Çoban Görüntü Yönetmeni:Duygu Derun Hikaye:Cihan Kardeşler Oyuncu:Onur Çoban

"Portre"

"Portre" 2006 12' Hayatını karakalem portreler yaparak kazanan bir ressamın,gördüğü bir rüya sonucunda,rüyasını ve yaşamını sorgulaması... Yönetmen:Onur Çoban Yönetmen Yardımcısı:H.Can Erol Görüntü Yönetmeni:Kaan Solak Sanat Yönetmeni:Sevinç Paçacı Kurgu:Kaan Solak,Onur Çoban Oyuncular:Devrim Umut Aslan,Zeynep Geçgin Hikaye:H.Can Erol Senaryo:Onur Çoban,Kaan Solak Müzik:R.Volkan Solak Gösterildiği Festivaller: 6.Konya Kısaca film festivali finalisti 3.Yıldız Kısa film festivali 2006 Antalya Akdeniz Üniversitesi film haftası 2006 Kar film festivali

Umarsız Gözyaşı

Yönetmen Onur Çoban'ın çekmiş olduğu "umarsız gözyaşı" adlı kısa film. - İstanbul Kısa filmciler derneği en iyi film ödülü(2007) "Serbest fotoğrafçılık yapan genç bir kız, karşılaştığı bir kapkaç olayını resmeder. Ancak kapkaççıların saldırısına uğrayan kadına yardım etmez. Bu olay sonucunda hayatını ve mesleğini sorgulamaya başlar." -İstanbul Kısa Filmciler Derneği 6.Ulusal Kısa Film Festivali(en iyi kurmaca) -4.Yıldız kısa film festivali -1.Kartal Kısafilm festivali Görüntü Yönetmeni: Kaan Solak Özgün Müzik: Murat Yazıcı Özgün Senaryo: Onur Çoban Sanat Yönetmeni:Sevinç Paçacı Kurgu: Onur Çoban Oyuncular: Ceyda Özcan İdil Vural Müslüm Çalasın Mustafa Kömüşcüoğlu Tonguç Sezen Kaan Solak

İletişim Modelleri

NOT: Bu konuda ayrıntılı yazılar www.onurcoban.com adresinde ve alttaki ilgili konularda yer alan linklerde yer almaktadır. İletişim modelleri, kuramcıların üzerinde sıklıkla durduğu kavramların başında gelir. Bireyler arasındaki ilişkiden başlayarak, toplumlara yön veren kitle iletişimine kadar birçok kuramsal açıklama iletişim biliminin konusunu oluşturmaktadır. www.onurcoban.com Derinlemesine bir inceleme sunulması konunun anlaşılması için gereklidir. Ancak konuya uzak olanlar için kısaca bu modelleri saymak kaçınılmaz olmaktadır. Bu yazıda bu modellerin varlığından bahsedilmiş, derinlemesine bir inceleme için referans olması hedeflenmiştir. ‘Ayseli USLUATA’nın İletişim Yayınlarından çıkan ‘İletişim’ adlı kitabında belirtilen iletişim modelleri şunlardır: a. ARİSTO MODELİ Bu modeli Aristo, İÖ 5. ve 4. yüzyıllarda ortaya atmıştır. Ona göre iletişim tek yönlüdür ve karşıdakileri etkileyebilmeye dayanır. Bu Aristo’nun yaşadığı zamandaki yaşam koşuları için geçerli olabilir(bi...

Brazil 1985

Resim
Brazil (1985) Terry Gilliam tarafından yönetilen Brazil, Jonathan Pryce, Robert De Niro, Katherine Helmond, Lna Holm, Bob Hoskins ve Michael Pain'in oyunculuklarıyla çevrilen bir İngiliz yapımıdır. 131 dakikalık bu komedi/distopya eseri, türününde en bilinen yapımlarından biri olarak dikkatleri üzerine çeker. Ünlü distopya yazarı, George Orwell’ın 1984’ü ile benzer özelliklere sahip olan bu yapım 20. yüzyılda geçer. Baskıcı bir devlette yaşayan bir memurun hayatı filmde ana konu olarak ortaya çıkar. Devletin kurumları asla hata yapmaz. Baskı unsurları gerek gördüğünde herkesi sorulama yetkisi vardır. Bu gibi unsurlar asla yadırganmaz. Benzerlerinin aksine bu baskıcı bürokratik yapı, bu filmde komedi ile şekillendirilmiştir. Film boyunca espirili durum sık sık kendini hatırlatır. Oyuncularında zaman zaman karikatürize ettiği bu ortam, konusuyla büyük bir tezatlık içerir. Bu noktada yönetmenin kişisel sinema dili kendini göstermektedir. Tüketim kültürü, filmde baskı bir noktada yer ...

Akira (1988)

Resim
Akira Katsuhiro Ôtomo tarafından çekilen Akira adlı yapım, türünün en başarılarından biri olarak dikkat çekmektedir. Ghost in The Shell tarafından başarıyla ortaya konan anime-bilimkurgu birlikteliği Akira örneğinde de gözler önüne gelir. 16 Temmuz 1988 büyük bir nükleer felakete sahne olmuştur. Bu kaos sonrası gerçekleşen savaşlar ise dünya düzenini toptan değiştirmiştir. Neo-Tokyo şehri yıkımlar sonra kurulan post modern bir gelecek şehridir. Bu gizemli şehri bir konsey yönetmekte ancak askeri birliklerin gücünü elinde tutan albay gittikçe güçlenmektedir. Hikayenin fantastik konusu ise tam bu anda ortaya çıkar. Bilimadamlarınca düzenlenen bir deney sonucunda olağan üstü güçlere sahip çocuklar kontrol altında tutulmaya çalışılmaktadır. Akira adlı çocuk ise tartışmasız en güçlü olan deney (çocuk) olarak dikkat çekmektedir. Bu ilginç yapıya siyasette uzak Kaneda ve onun çetesi karışınca macera başlar. Distopya olarak tanımlanan kötümser gelecek tasviri filmin ana hatlarını oluşturmakt...

İtalyan Yeni Gerçekçiliği Başarılı oldu mu?

“İtalyan Yeni Gerçekçiliği” sinema sanatının en önemli akımlarından biri olarak kabul edilir. Peki, gerçekte ne kadar başarılı olmuştur? İkinci Dünya Savaşı sonrasında İtalya'da ortaya çıkan Yeni Gerçekçilik Akımı, günümüzde bile popülerliğinden hiç bir şey kaybetmeyen bir sinema akımıdır. Ancak bu popülerlik, dönemin özelliklerinin devam ettirilmesinden çok, yeni gerçekçiliğin araştırılmasından geçer. www.onurcoban.com Sinema okullarında ve çeşitli akademik alanlarda yeni gerçekçilik incelenmeye değer bir akım olarak görülür. Gerçekten de türünün ilk örneği olmasa da, bir akım haline gelen ilk gerçekçi filmler 1945 sonrası İtalya'da çevrilmiştir. Aslında çoğu kuramcı ilk yeni gerçekçi filmin Luchino Visconti'nin Ossession olduğu konusunda hem fikir olsa da, resmi sinema tarihi, 1945 yılında çevrilen Roberto Rossellini'nin Roma Citta Aperta (Roma Açık Şehir) adlı filmini ilk olarak kabul eder. Roma açık Şehir’den sonra bir biri ardına çevrilen bu filmler, akımın çeş...

Nerone 1909

Luigi Maggi imzalı bu erken dönem İtalyan Tarihsel Filmi, 1909 yılında çevrilen sessiz bir filmdir. Roma İmparatoru Neron'un yaşamına odaklanan bu film, ünlü Büyük Roma Yangınını da gözler önüne serer. İtalyan sinemasının ilk döneminde oldukça popüler olan tarihsel filmlerin bir örneği olan bu yapım zamanına göre oldukça başarılıdır. Filmin konusu kısaca şöyledir: Güçlü Roma İmparatoru Neron, Claudia Octavia adlı eşinden ayrılıp, Poppea Sabina ile evlenmek ister. Ancak Poopea'nın aşırı kıskançlığı ve Cotavia'nın ölmesini istemesi byük bir soruna neden olacaktır. Roma yangını ve yangın sırasında lir çalan Neron, imgesi popüler kültürde oldukça yaygındır. Ancak bu olayın gerçekliği hala sorgulanmaktadır. Film yinede bu olayları gerçekmişçesine ele alır. Bol figüranlı sahneler dev dekorlar eşliğinde hazırlanmıştır. Heykeller ve binaların tasviri oldukça başarılıdır. Bunun yanı sıra abartılı oyunculuklar ve sabi planlar dikkat çekicidir. Film, sessiz sinemanın ilk ...

RTÜK Yasası

Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınlar Hakkında Kanun Kanun No: 3984 Kabul Tarihi: 13.4.1994 Resmi Gazete: 20.4.1994 - 21911 BİRİNCİ BÖLÜM Madde 1- Bu Kanunun amacı, radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesine ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir. Madde 2- Bu Kanun, her türlü teknik, usul ve araçlarla ve her ne isim altında olursa olsun elektromanyetik dalga ve diğer yollarla yurt içine ve dışına yapılan radyo ve televizyon yayınları ile ilgili hususları kapsar. Madde 3- Bu Kanunun uygulanmasında geçen deyimlerden; a) Üst Kurul : Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu, b) Radyo Yayını : Elektromanyetik dalgalar ve diğer yollarla halkın doğrudan alması maksadıyla yapılan ses yayınlarını, c) Televizyon Yayını : Elektromanyetik dalgalar ve diğer yollarla halkın doğrudan alması maksadıyla yapılan, hareketli veya sabit resimlerin sesli veya sessiz kalıcı olmayan yayınını, d) Elektromanyetik Dalga : Boşlu...

Fütürizm

Fütürist Bildiri www.onurcoban.com 20. Yüzyılda ortaya çıkan birçok sanat dalından biri olan Fütürizm, Marinettin'nin cabalarıyla ortaya çıkmıştır. Edebiyat, heykel ve resim gibi alanlarda kendini gösteren bu akım, sinemada da uygulanma fırsatını kazanmıştır. İtalya da ortaya çıkan Fütürist Sinema anlayışı görece olarak çokta başarılı olamamıştır. 20 Ocak 1909'da "Le Figaro" Gazetesinde F.Thomass Marinetti'nin yayınladığı "Le Futurisme" bildirisi ise şöyledir: "1.Biz tehlikeye karşı duyduğumuz sevgiyi, enerjiyi ve atılganlığa duyduğumuz yakınlığı yüceltmek istiyoruz. 2.Yüreklilik, gözüpeklik ve başkaldırı, bizim yazımızın en temel ögeleri olacaktır. 3.Bugüne dek yazın, düşünce tembelliğinden, kendisinden geçmeden ve uykudan övgü ile söz etmiştir. Biz ise şimdi saldırgan devrimi, ateşli uykusuzluğu, koşar adımı, ölüm taklasını, tokadı ve yumruğu övüyoruz. 4.Dünyanın güzelliğinin, yeni bir güzellikle daha da zenginleştiğini açıklıyoruz: Bu güz...

His Girl Friday - 1940

Resim
Quentin Tarantino'nun en sevdiği film... Bir Howard Hawks klasiği olan bu yapım 1940 yılında çevrilmiştir. Bu ünlü eserde başrolleri Cary Grant ve Rosalind Russell paylaşmaktadır. Bir gazete patronunun eski karısı ve işi arasındaki komik ilişkileri anlatan bu filmde Grant, haber için herşeyi yapabilecek patron rolünde oldukça başarılıdır. Ünlü çizgiroman Spiderman’deki gazete patronu j. jonah jameson ile paralel bir karakter çizen bu kişi filmin en önemli unsurunu oluşturmakta sanırm. Hildegaard 'Hildy' Johnson, işinde başarılı bir muhabirdir. Ancak özellikle eski kocasının yoğun tempolu iş yaşamı anlayışından bunalması sonucunda başka biriyle evlenmeye karar verir. Grant'ın canlanrıdığı Walter Burns karakteri ise haber için her şeyi yapabilecek bir kişilik göstermektedir. Hızlı haber sağlamak için her türlü "üç kağıt" yapılması onun için sorun teşkil etmemektedir. Hildy'nin işten ayrılma ve evleneceğini haber vermesi, büyük bir koşuşturmanın ortasına den...

Broadway Melody 1929

Resim
Broadway Melody Siyah beyaz olarak Harry Beaumont tarafından sesli olarak çekilen bu film, sinema tarihini erken döneminin önemli yapımlarından biridir. 1929 yılında en iyi Film oscar’ını alan bu eser dönemin yapısını iyi anlatan müzikalerden biridir... Bir müzikal şarkı yazarının, taşradan şarkıcı olamak için gelen kız kardeşlerle tanışması ile başlıyor eser. Kendilerine farklı bir imajla gösteren bu kız kardeşler, söz yazarının ilgisini çekiyor. Hatta her ikisine birden aşık olunca işler biraz karışıyor. Broadway’in parıltılı yapısından etkilenen kız kardeşler çeşitli gösterilere katılıyorlar. Ancak küçük kardeşin zamanla sivrilmesi ablasıyla arasının açılmasına neden olur. Küçük kardeşin para ve zengin playboylar arasında gözü dönmesiyle durum daha da kötüleşir. Kadrajdan çıkmalar ve bazı netlik hataları filmde dikkat çeksede yinede başarılı bir yapım Broadway Melodi. Filmin çekildiği yıl düşünüldüğünde aşırı derecede cesur sahneler içerdiği muhakkak. Özellikle cinselliğin ...

81. Oscar Ödül Töreni

Resim
2009 yılının en iyi filmleri sahiplerini buldu. 81. oscar ödüllerini kazananlar şöyle, EN İYİ FİLM : Slumdog Millionaire - Christian Colson EN İYİ ERKEK OYUNCU : Sean Penn - Milk EN İYİ KADIN OYUNCU : Kate Winslet - Reader EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU : Heath Ledger - Dark Knight EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU : Penélope Cruz - -Vicky Cristina Barcelona EN İYİ YÖNETMEN :Danny Boyle - Slumdog Millionaire EN İYİ SENARYO : Milk EN İYİ UYARLAMA SENARYO : Slumdog Millionaire EN İYİ SİNEMATOGRAFİ : Slumdog Millionaire EN İYİ SANAT YÖNETMENİ : Curious Case of Benjamin Button EN İYİ KOSTÜM : Duchess EN İYİ SES : Slumdog Millionaire EN İYİ KURGU : Slumdog Millionaire EN İYİ SES KURGUSU : Dark Knight EN İYİ GÖRSEL EFEKT : Curious Case of Benjamin Button EN İYİ MAKYAJ : Curious Case of Benjamin Button EN İYİ ŞARKI : Slumdog Millionaire - "Jai Ho" EN İYİ MÜZİK : Slumdog Millionaire EN İYİ KISA ANİMASYON : Maison en petits cubes EN İYİ KISA FİLM : Spielzeugland EN İYİ KISA BELGESEL : Smile ...

POSTMODERNİZM VE SİNEMA -1

POSTMODERNİZM VE SİNEMA YAZAN: Onur ÇOBAN İSTANBUL 2008 İÇİNDEKİLER: 1. BÖLÜM: MODERNİZM VE POSTMODERNİZM KAVRAMLARI 2.BÖLÜM: POSTMODERNİZM VE SİNEMA 3.BÖLÜM: POSTMODERN FİLM ÖRNEKLERİ 1.BÖLÜM: MODERNİZM VE POSTMODERNİZM KAVRAMI Günümüzde çok sık tekrarlanan bir sözcük olan postmodernizm kavramı mimariden, sosyal bilimlere kadar çok sayıda konuyu derinden etkilemiştir. Bu konulardan bir kuşkusuz sanattır. Postmoderizm ve sanat ilişkisi müzikten televizyona, edebiyattan sinemaya kadar çok çeşitli bir süreç içerisindedir. 20.yüzyılda çok büyük gelişmeler göstermiş olan sinema bu açıdan dikkat çekicidir. Postmodernizim ve sinema ilişkisinin tam olarak anlaşılması için postmodern kavramı üzerinde durulması gerekmektedir. www.onurcoban.com Postmodernizm, modernizme bir alternatif olarak doğmuştur. Postmodernizmin kelime anlamı; “19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başlarındaki modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra ortaya çıkan üslup ve yönelişlerin adı...

Postmodernizim ve Sinema -2

Postmodernizim ve Sinema -2 Yazan: Onur ÇOBAN NOT: Lütfen öncesi için yukarıya bakın... 2.Bölüm: POSTMODERNİZM VE SİNEMA Sinema, icadından beri kendini sürekli geliştirmektedir. Bu gelişim dönemlerinde sosyal ve siyasal olaylardan da etkilenmemesi imkansızdır. Bu bağlamda modernizm ve postmodernizm sinema ile derin ilişkiler halinde olan kavramlardır, denmesi doğru bir tespit olacaktır. Sinemanın ilk yıllarındaki döneme baktığımızda modernizmin etkisi gözükmektedir. Yurttaş Kane gibi klasik modernist filmlerde bu durum gözükmektedir. Yurrtaş Kane’de, bir muhabir Kane’nin hayatının ve kişiliğinin muammasını çözmek amacıyla, onu tanımış olanlardan farklı anıları ve perspektifleri bir araya getirir. Postmodern sanat özellikle televizyonun ve video teknolojisinin gelişimiyle hız kazansa da sinemada da etkisi oldukça fazla olmuştur. Walter Benjamin’in “Mekanik Röprodüksiyon Çağında Sanat Yapıtı” adlı makalesinde bahsedilen gerçeklik kavramı bu tür filmler için çok önemlidir. Benjamin’i...

Postmodernizm ve Sinema -3

Not: Lütfen önceki bölümleri için yukarıya veya en alttaki linklere bakınız. Postmodernizm ve Sinema -3 Yazan: Onur ÇOBAN 3.bölüm:POSTMODERN FİLM ÖRNEKLERİ Postmodernist sinemayı incelerken örnek gösterebilecek filmler üzerinden gitmek daha olumlu sonuçlar doğuracaktır. Postmodern öğelere sahip olan filmlere baktığımızda, kimisinin tamamen postmodern olarak nitelendirebileceğimiz özellikleri olsa da kimisi sadece bazı özellikleri ile bu kapsamda değerlendirilebilinir. Bu bölümde her iki türden filmler temel özellikleriyle anlatılmaya çalışılacaktır. www.onurcoban.com Steven Connor ve David Harvey postmodern sinemadan bahsederken en çok David Linch üzerinde durmuşlardır. Özellikle Linch’in 1986 tarihli Mavi Kadife (Blue Velvet) adlı filmi postmodern sinemaya çok güzel bir örnektir. Mavi Kadife’nin başrollerinde Kyle MacLachlan, Isabella Rossellini, Dennis Hopper ve Laura Dern yer almaktadır. Filmin orijinal ismi Blue Velvet, şarkıcı Bobby Vinton' un aynı adlı şarkısından alınmı...