Kayıtlar

Ocak, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

81. Oscar Adayları

Resim
81'si düzenlenen Akademi Ödüllerinin (Oscar) adayları açıklandı. İşte 22 şubat 2009 tarihinde yarışacak adaylar; EN İYİ FİLM ADAYI: The Curious Case of Benjamin Button Frost/Nixon Milk The Reader Slumdog Millionaire EN İYİ ERKEK OYUNCU ADAYI: Richard Jenkins - The Visitor Frank Langella - Frost/Nixon Sean Penn - Milk Brad Pitt - The Curious Case of Benjamin Button Mickey Rourke - The Wrestler EN İYİ KADIN OYUNCU ADAYI: Anne Hathaway - Rachel Getting Married Angelina Jolie - Changeling Melissa Leo - Frozen River Meryl Streep - Doubt Kate Winslet - The Reader EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU ADAYI: Josh Brolin - Milk Robert Downey Jr. - Tropic Thunder Philip Seymour Hoffman - Doubt Heath Ledger - The Dark Knight Michael Shannon - Revolutionary Road EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU ADAYI: Amy Adams - Doubt Penélope Cruz - Vicky Cristina Barcelona Viola Davis - Doubt Taraji P. Henson - The Curious Case of Benjamin Button Marisa Tomei - The Wrestler EN İYİ YÖNETMEN ADAYI: Danny Boyle - Slumdog ...

Majestelerinin Gizli Servisi - 1969

Resim
En Hüzünlü Bond Sinema tarihinin en ünlü yapımlarından olan James Bond Serisi Majestelerinin Gizli Servisi ( On Her Majesty’ Secret Service) filmi ile çok farklı bir boyuta girmiştir. Sean Connery’in birkaç filmdir başarıyla oynadığı bu rol, Connery’nin başka film yapmayacağını açıklamasıyla George Lazenby’e verildi. Ancak birçok Bond sever, bunu kabulenemedi. Aslında çokta kötü bir oyun sergilemesede en iyi Bond olarak görülen Connery’nin ardından bu rolu almak cidden zor olsa gerek. Zaten bu filmden sonra Connery tekrar 007 rolune geri dönmüştür. Bond serisi aksiyona dayalı bir tema ile ilerlese de bu film radikal bir biçimde farklı durur. Daha çok “sanat” filmi havası da taşıyan bu yapım, Bond’u daha da insani özellikler kazandırma amacı taşır. Bond, bu filmde aşık olur. Hatta seride ilk ve son kez evlenir. Çapkın ajan soluyle oldukça çelişen bu durum izleyiciyi şaşırtmıştır. Sıçramalı bir kurgu anlayışı taşıyan bu film, efekt konusunda çokta iddialı değildir. Ancak araba yarışı sah...

İstanbul'un Fethi - 1951

Resim
En tarafsız tarihi film... Çoğu insan, İstanbul Fethi ile ilgili film yapılmamasını eleştirir. Oysaki 1951 yılında bu konu filme başarılı bir biçimde işlenmiştir. Yönetmen Aydın Arakon’un çektiği bu film zamanına göre oldukça büyük bir prodüksiyonla çekilmesine rağmen günümüzde unutulmuş durumda. Oysaki savaş sahnelerinde, ordudan yardım alması bile çok önemli. Bu sayede figüranların sayısı belki de, 1980 öncesi filmler içerisnde en büyük olanı... Konu tarihle bire bir örtüşerek gitmekte. Zaten filmde İstanbul’un fethinin 500. yıl etkinlikleri için düşünülmüş. Çekildiği zaman siyah beyaz olan bu film, günümüzde renkli haliyle bulunmakta. Türk Sinemasının tarihi filmlere yöneldiği 1970’li yılların başında bu filmde tekrar gün ışığına çıkmış. Renklendirilen (kısmen) bu filme ayrıca müzikte eklenmiş. Ancak bu müziklerin çoğu oldukça tanıdık. Özellikle Cüneyt Arkın’ın oynadığı Kara Murat ve Battal Gazi serilerinin müzikleri (ki çoğu onlara da ait değil) bu filme eklenmiş. Ancak ikinci baha...

Sürü - 1978

Resim
Türk sinemasının bir baş yapıtı... Yönetmenliğini Zeki Ökten'in yaptığı, senaryosunun ise Yılmaz Güney'in yazdığı 1978 yapımı bu filmin başrollerini, Tarık Akan, Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz üstleniyor. Doğu'nun töreleri içerisinde geçen bu filmde, bir birine düşman iki ailenin hayatı anlatılıyor. Bu ailelerin çocukları olan Şivan ve Berivan birbirlerini severek evlenmişlerdir. Bu evlilik iki aileye barış getireceği düşünülse de Berivan'ın çocuğu olmaması nedeniyle Şivan'ın babası Hamo, gelini suçlayarak onu uğursuz olarak nitelendirir. Berivan, hamile kalsa bile çocukları bir süre sonra ölmektedir. Bu olaydan sonra hiç konuşmayan Berivan, yaşanılan olumsuzlukların baş sebebi olarak görülür. Oysa Şivan, eşini hala sevmektedir. Onu iyileştirebilmek için doktorlara gider. Aile, bu sorunlarla uğraşırken her yıl olduğu gibi sürülerini büyük şehre götürmek üzere yola çıkarlar. Şivan, babasının baskısına daha fazla dayanamaz ve bu işten sonra aileden ayrılacağını beli...

Gabbeh - 1996

Resim
Gabbeh, İran sinemasının son dönemlerinde çekilen bir film. Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film Listesine'de giren bu yapım 1996 yılında Mohsen Makhmalbaf tarafından çekilmiştir. Soyut öğelerin ağır bastığı bu film, yaşlı bir adamla, yaşlı bir kadının bir kilimle olan öyküsüyle başlıyor. Kilimin aslında İran'lı bir kızı sembolize ettiği bu yapım, geri dönüşlerle ilerliyor. Gerçek üstücü bir eser olarakta karşımıza çıkan bu eser, İran yerel kültürünü de yansıtmakta. Bu nedenle özellikle batılı izleyiciler için bazı "zor" sahneler göze çarptığı bir gerçek. Özellikle masalsı anlatım unsurları ve renkli görselliği bunun bir örneğini oluşturmakta. Diyalogların oldukça az olduğu bu film, çoğunlukla kızın dış sesiyle ilerliyor. Film sinematografiye verdiği önem, eşsiz manzara planlarıyla ortaya çıkıyor. İran'ın kırsal yapısını başarıyla işleyen bu film de ilginç bir nokta ise; filmin bir sahnesinde Türkçe konuşmaların geçmesidir. Bu sahneyle, anlatılan bu köylülerin ...

Görsel Rehberler - Film

Resim
İnkilap Yayınlarından çıkan görsel rehberler serisi, Film adlı kitapla devam ediyor. Bu kitapta sinemanın öyküsü, film türleri, dünya sineması, A'dan Z'ye yönetmenler ve en iyi 100 film gibi başlıklar bulunuyor. Kitap sinemayı 10 yıllara alıp kısaca açıklamış. Ayrıca western, komedi ve korku gibi türlere kısaca bir bakış atmış. Daha çok bir sınıflandırma kitabı olan bu eser izlemeniz gereken filmleride belirtmiş. Örneğin müzikallerin en iyileri veya hint sinemasının izlenmesi gereken filmlerini bu eserde bulmak mümkün. Kitabın sonunda ise bir liste var. Bu listede en iyi film oscarını alan filmlerle birlikte, en iyi erkek ve kadın oyuncu, en iyi yönetmen oscarları bulunmakta; ayrıca venedik ve cannes'da en iyi film seçilen eserler gibi çeşitli sınıflandırmalar yer almakta. Sinema severler için iyi bir baş ucu kitabı niteliğinde bir eser... Görsel Rehberler, Film Ronald Bergan İnkilap Yayınları

Little Big Man -1970

Resim
"Bugün ölmek için güzel bir gün" Arthur Penn'in unutulmaz baş yapıtı Little Big Man, eleştirel bir western hikayesi. Hatta belki de Dustin Hoffman sayesinde gerçek bir kızılderili efsanesi... 1970 tarihli bu yapımda Hoffman'a, Faye Dunaway ve Kızılderili şefi rolunde Chief Dan George eşlik ediyor. Özellikle Dan George çok başarılı bir oyun ortaya koysa da, 1960 ve 1970'li yılların en gözde oyuncusu Dustin Hoffman cidden çok iyi... Gerçek bir savaş olan "Little Big Horn Savaşı", hikayenin temasını da oluşturuyor. Film yaşlı birinin genç bir araştırmacıya, anılarını anlatmasıyla başlıyor. Araştırmacı büyük bir soykırımın yaşadığı bu savaşa katılan, bu beyaz adamı, birazda suçluyor. Ancak yaşlı adam konuştukça aslında beklediğinden çok farklı bir hikaye ile karşılaşıyor. Bu olaydan 111 yıl önce, Jack Crabb ve ablası, küçükken bir kızılderili kabilesinin saldırısına uğruyorlar. Aileleri bu kabile tarafından öldürülmüştür. O sırada oradan geçmekte olan, C he...

Network - 1976

Resim
Mesele izlenmekse gerisi yalan... Sidney Lumet'in Tv eleştirisi olan bu filmin başrollerinde Faye Dunaway, William Holden, Peter Finch ve Robert Duvall yer almaktadır. 4 oscarlı bu yapım ABD'nin 1970'lerdeki Televizyon yaşamını hicvetmektedir. Yaşlı bir tv spikerinin canlı yayında kendini öldüreceğini açıklamasıyla ülke karışır. Kanalın yöneticileri hemen bu duruma müdale edip spikeri görevden alırlar. Artan baskılar sonucunda spiker özür dilemeye ikna olsa da, TV kanalında işler artık değişmiştir. Yaşanılan bu olay sonucunda kanal hiç olmadığı kadar çok izlenmeye başlanmıştır. Kanalın haber müdürü bu duruma mesafeli dursa da, kanalın asıl sahibi olan şirket (network) yöneticileri bundan memnun olmuştur. Şirketin yöneticileri artık kanalın yapısını değiştirmek istemektedirler. Bunun için kanalın program müdürü Diana'yı görevlendirirler. O zamana kadar bağımsız olan haber bölümü artık show programlarının arasına alınacaktır. Diana Christensen (Faye Dunaway) reyting için ...

Ordinary People - 1980

Resim
"Oğlumuzun cenazesine gidiyorduk ve sen ayağıma ne giydiğimi dert ediyordun!" Ordinary People (sıradan insanlar) 1980 yılında usta oyuncu Robert Redford'un ilk yönetmenlik denemesi... Donald Sutherld, Mary Tyler Moore, Judd Hirsch ve Timothy Hutton'un başrollerini paylaştığı bir aile dramı... Jarret ailesinin iki oğlundan biri, bir deniz kazasında hayatını kaybetmiştir. Bu olaya tanık olan küçük kardeş yaşadığı bunalım sonucu intihar girişiminde bulunmuş ve son anda kurtarılmıştır. Uzun süren bir hastane tedavisinin ardından okuluna geri dönsede çevreye uyum sağlamakta zorlanmaktadır. Conrad'ın bu içine kapalı durumu özellikle babasını çok endişelendirmektedir. Ancak annesi için aynı şey geçerli değildir. Annesi, yaşanılan bu dram sonucu oğluna mesafe koymuştur. İnsanlara, ailesinin eskisi gibi olduğunu gösterme amacı gütmektedir. Bu sırada Conrad bir psikolog olan Dr. Berger ile konuşmakta ve düzelmeye çabalamaktadır. Film 1980 yılında geçsede günümüz dünyasıyla ...

LÜTFİ AKAD

Resim
LÜTFİ AKAD Lütfi Akad Türkiye’de sinema dilinin oluşup gelişmesinde en büyük emeğe sahip olan yönetmenlerden biridir. Halep’ten İstanbul’a göç etmiş bir ailenin çocuğu olan Akad,1916 yılında dünyaya gelmiştir. Sonra Saint Jeanne d’arc Fransız okulunda ardından da Galatasaray Lisesinde öğrenim görmüştür. Ardından İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret okulunun Maliye bölümünü bitirmiştir.1940’lı yıllarda sinema üzerine yazıları yayınlanmaya başlamıştır. Sinema sektöründe birçok filmde çeşitli görevlerde çalıştıktan sonra yönetmenliğe başladı. Bir romanda uyarlanan ilk filmi Vurun Kahpeye ile (1949) övgüyle karşılandı. Önemli bir gişe başarısı elde etmesi ona sinemada birçok avantaj sağladı. Daha sonra çektiği Lüküs Hayat, Tahir ile Zühre ve Arzu ile kamber filmleri başarısını daha da artırdı. Ardından en önemli filmlerinden biri olan Kanun Namına’yı çekti.(1952) www.onurcoban.com Kanun Namına Türk sinemasındaki önemi tartışılmaz. Gerçek bir polisiye öyküden yola çıkılarak çekilen bu fi...