Kayıtlar

Aralık, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kramer vs Kramer - 1979

Resim
Yumurtalı Ekmek eşliğinde bir aile dramı... Başrollerini Dustin Hoffman ve Meryl Streep'in baylaştığı 1979 yapımı Robert Benton filmi Kramer vs Kramer... Ted Kramer (Hoffman) iş kolik bir reklamcıdır. Ailesini çok sevsede işi her şeyden önce gelmektedir. Eşi Joanna Kramer (Streep) ise ev kadınlığından sıkılmış biridir. Rutinleşen yaşamına daha fazla dayanamayan Joanna eşini ve çocuğunu terk ederek oradan uzaklara taşınır. Oğluyla tek başına kalan Ted, ne yapacağını bilemez. Kahvaltı hazırlamayı bile beceremeyen Ted bir yandan evi tek başına geçindirmeye çalışırken, bir yandan da yoğun iş temposuna ayak uydurmaya çalışır. Zamanla Joanna'nın çocuğu için velayet davası açması ve bu sırada Ted'in işten kovulmasıyla işler daha da karışır. Bir aile filmi olan bu yapım 1970'li yılların tüm öğelerini içinde barındırıyor. Değişen aile yapısı, cinsellik, modern yaşam ve klasik sinemaya göre farklı konusu...Günümüzde konu artık sıradanlaşmış olsa da bu türün ilklerinden olduğu u...

Close Encounters of The Third Kind - 1977

Resim
Üçüncü Türden Yakın İlişkiler Steven Spielberg tarafından 1977 yılında çekilen bilimkurgu klasiği "Close Encounters of The Third Kind" dost uzaylı temasıyla ağır basmakta. Spielberg'un ilk yıllarında sıklıkla üstünde durduğu insanlarla dost olmak isteyen dünya dışı varlıklar konusu bu filmde de başarıyla gerçekleşmiş. Bir örneğinde E.T. filminde gördüğümüz bu tarz yapımları ne yazık ki terk eden Spielberg artık daha "kanlı" filmlere yönelmiş durumda. Richard Dreyfuss ve usta fransız yönetmen François Truffaut'nun başrollerini paylaştığı film, dünyayı ziyaret etmeden önce bazı mesajları ileten uzaylıları anlatıyor. 1945 yılında kaybolan savaş uçaklarının hiç zarar görmeden geri dönmesini araştıran bilim adamları, Gobi Çölünde bulunan gemiyi ve diğer ilginç mesajları inceliyorlar. Sonunda bir ABD kasabasında uzaylıları gördüğünü iddia edenlerle konuşuyorlar. Bu kasabada yaşayan bazı kişiler bir gece uçan gök cisimlerini görüyorlar. O andan itibaren hayatları...

The Day the Earth Stood Still - 1951

Resim
Dünyanın Durduğu Gün The Day the Earth Stood Still (Dünyanın Durduğu Gün) 1951 yılında çekilen Robert Wise'ın yönettiği bilimkurgu filmi. 2008 yılında Keanu Reeves'in başrolunu oynadığı bir versiyonu da çekilen bu film, tüm zamanların en iyi filmlerinden biri olarak gösterilmektedir. 1951 tarihli versiyonunda Michael Rennie ve Patricia Neal başrolleri paylaşmaktadırlar. Uzay gemisiyle dünyaya gelen Klaatu, dünyadaki savaşların sona ermesi için bir elçi görevini üstlenmektedir. Amacı dünyadaki tüm devlet başkanlarıyla görüşüp onlara savaşın dünyayı nasıl yok edebileceğini anlatmaktır. Ancak uzaydan gelen Klaatu'da herkes korkar. Uzay gemisi askerlerce çevrilir. Sonunda yaralanan Klaatu, hastaneye kaldırılır. Uzay gemisinde ise dev robot Gort yeralmaktadır. Yenilmez olan Gort gerektiğinde gözünden çıkan lazerle her türlü savaş aracına karşı koyabilecek bir yapıdadır. Onu durdurabilecek tek şey "klaatu barada nikto" adlı şifredir. Uzay elçisinin kendisini daha iyi ...

The Thief of Bagdad - 1924

Resim
"Sessiz Sinemada bir üst yapım" "The Thief of bagdad" "Bağdat Hırsızı" 1924 yılında Raoul Walsh tarafından çekilen sinemanın ilk büyük yapımlarından biri. Yazarlıktan, başrol oyunculuğuna kadar her alanda filme büyük katkısı olan Douglas Fairbanks, bu filmin belki de gerçek sahibi. Yapıldığı yılla göre çok uzun olan( 2 buçuk saat) bu filmde boyama tekniğiyle kısmen renklendirme kullanılmıştır. Filmin atmosferine göre yer yer kırmızı yer yer koyu renkler dikkatleri çeker. Film ortadoğuya özgü bir konu içermektedir. Sinbad hikayesiyle örtüşen bu filmde, Fairbanks başına buyruk bir hırsız olarak bağdatta dilediğince yaşamaktadır. Bir gün gizlice girdiği sarayda prensesle karşılaşması hayatını değiştirir. Kendini prens gibi gösteren hırsız prensesle evlenmek ister. Sonunda Prensesle evlenmek isteyen diğer 3 soylu prensle bir yarışa tutulur. Buna göre prensese en inanılmaz hediyeyi getiren onunla evlenebilecektir. Hırsız, prenses için uzaklara gider, dev canav...

Safety last - 1923

Resim
"Önce değil en son güvenlik" "Önce güvenlik" adlı kuralı ti'ye alırcasına Safety last ismin alan bu film sinemanın ilk döneminin en büyük oyuncularından Harold Llody un oynadığı bir film. Dönemin komedi anlayışının özelliklerine göre çekilen bu sessiz film (yüksek aksiyon, akrobatik unsurlar içeren oyunculuk, abartılı hareketler) bu günde etkisini izleyicilere göstermekte. Filmin açılış sahnesinde sanki bir hapisane izlenimi veren tren sahnesi filmin türünü daha ilk planda hissetiriyor. Zengin olmak için büyük şehre gelen Harold Llody, ne yazık ki istediği seviyeye ulaşamıyor. Arkadaşıyla beraber kaldığı evin kirasını ödememek için duvada asılan bir paltoya saklanması gerekiyor!!!(Cidden görülmesi gereken bir sahne) İş yerinde tezgahtarlık yapıyor. Ancak sevdiği kıza yalan söylüyor. Bir gün kız arkadaşı şehre geliyor ve onu iş yerinde ziyaret ediyor. İşte bu sahnelerde komedi unsuru ön plana çıkıyor. Bu sırada gerçek patron şirketi kurtaracak bir plan arıyor. ...

Bringing up Baby - 1938

Resim
Bazı bebekler cidden tehlikelidir:) Howard Hawks'ın yönettiği 1938 tarihli "Bringing up Baby" (bizdeki adıyla Tehlikeli Bebek) siyah beyaz, screwball komedi filmlerinin belkide en iyisi. Başrollerde Katharine Hepburn ile Cary Grant'ın yer aldığı bu film screwball komedilerine özgü; kadın-erkek ilişkileri ve yüksek dozda diyalog anlayışına sahip ciddi bir güldürü... Saçı bile bozulmayan karizmatik jön rollerinde görmeye alıştığımız Cary Grant bu filmde saf, idealist bilimadamı rolünde cidden başarılı. Ancak filmin kuşkusuz en iyi oyuncusu sürekli sakarlık yapan, kız rolünde büyüleyen Katharine Hepburn'dür. Hepburn bu filminde sempatikliği ve bilimadamını çıldırtmasıyla dikkatleri çeker. Dinazor kemikleri üzerine çalışan Dr.Huxley, sponsor arayışı içerisindedir. Evliliğe hazırlanan doktor, projesini tamamlamasına bir iki kemik kala, zengin birinin avukatıyla görüşür. Ancak bu sırada karşılaştığı Susan Vance(Hepburn) tarafından işler iyice karışır. Bu sahneden sonr...

A Nous La Liberte

Resim
Chaplin'e ilham veren film... 1931 yapımı bu Fransız filmi Rene Clair'in yönetimiyle çekilmiştir. Gerek konusu gerekse bazı planlarıyla Charles Chaplin'in "Modern Times" filmini hatırlatan bu eser; ne yazık ki yeterince bilinmemektedir. Oysaki Modern Times'tan önce çekilen bu filmden Chaplin'in esinlediği birçok kişi tarafından kabul edilir. Buna rağmen Chaplin, bu filmi kendi filmini yapmadan önce izlemediğini söylemiştir. Tartışmaya son noktayı ise Rene Clair koymuştur. "Chaplin, eğer benim filmimden etkilendiyse cidden bundan onur duyarım" Film 1930'lu yıllarda 2 aylak adamın başından geçeni anlatmaktadır. Bu iki arkadaş beraber hapisten kaçmaya çalışmaktadır. Ancak sadece biri kaçabilir. Aradan yıllar geçince hapisten çıkan aylaklardan biri, diğerinin dev bir montaj fabrikasının sahibi olduğunu öğrenir. Önce diğer adam biraz tereddüt etsede arkadaşına sonunda sahip çıkar. Bu arada hapisten çıkan adamın bir kıza aşık olması ve onun peşinde...

The Sound Of Music

Resim
Do bir külahta dondurma, Re masmavi bir dere :) 1965 yılında oscarları alıp götüren Robert Wise imzalı "The Sound of Music" müzikal filmler içerisinde ilk akla gelenlerden... Yanlış bir çeviride olsa bizde bilinen adıyla "Neşeli Günler", cidden izlerken neşe duyacağınız bir eser. Bizde birebir uyarlaması da yapılan bu film 3 saatlik süresiyle de dikkat çekiyor. Film 2.Dünya savaşı öncesi Avusturya'da geçiyor. Ünlü müzikal oyuncusu Julie Andrews, manastırda yaşayan rahibe adayı genç bir kızdır. Ancak rahibe olmak için belkide fazla müzikle haşır neşirdir. Zaman zaman manastırdan kaçıp dağlara gimekte ve orada şarkılar söylemektedir. Ne yapacağını bilemeyen baş rahibe bir gün "uslanması" için onu bir malikaneye "mürebbiye" olarak gönderir. Genç kızın( Maria) gittiği ev Avusturya'nın ünlü bir donanma kaptanının evi. Christopher Plummer'in oynadığı kaptan oldukça zengin ve disiplin hastası bir karakter. Eşini kaybettiği için onu hatırlat...

My Fair Lady

Resim
İspanya'da Yağmur Her yer Çamur :) 1964 yılında George Cukor tarafından çekilen ünlü müzikal "My Fair Lady" ülkemizde de defalarca çekilen bir konuya sahip olsa da, özellikle unutulmaz müzikleri eşliğinde Audrey Hepburn ve Rex Harrison'un (ki oscar aldı) oyunculuklarıyla tam bir görsel şölen. Çoğu müzikal film gibi bir sahne gösterisinden filme aktarılan bu müzikal, aslında George Bernard Shaw'ın 1913 tarihli "Pygmalion" adlı oyunundan uyarlamadır. Film iki ünlü dilbilimcinin bir çiçekçi kızı "değiştirip" onu bir "Lady" gibi, saraydaki bir davete sokma konusunda girdikleri bir "iddia" üzerine şekillenir. Hepburn'un oynadığı çiçekçi kız, sınıfsal ayrımın çok üst boyutlarda olduğu 19.yy'da alt bir sınıfa mensup olan, fakir ve kelimenin tam anlamıyla İngilizceyi batıran bir genç kızdır. Aslında İngilizce'nin İngilizler tarafından bile berbat bir şekilde söylenmesi Harrison'un oynadığı züppe dilbilimciyi çıldırtm...